Mavişehir Çiğli Kipa Kvş. 8258/3 Sk. No: 4 Ataşehir / İZMİR
Ameliyat Sonrası Oruç

Ramazan ayı uzun süreli açlıkların olduğu bir dönemdir. Kısıtlı yeme ve içme zamanının olduğu bu dönemde gün içerisinde tüketilmesi gereken besin ögelerinin büyük bir kısmı alınamamaktadır. Yapılan bir araştırmanın sonucuna göre obezite cerrahisi sonrası oruç tutan hastalar bu dönemde %18 daha az kalori almış ve %41 oranında daha az protein tüketmiştir.

Obezite cerrahisi sonrasındaki özellikle ilk sene bu eksikliklerin olması beraberinde ciddi sağlık sorunlarını getirebilmektedir.

Özellikle yaz ayında hava sıcaklığındaki yükselmeyle terlemenin artması vücuttan sıvı kaybını ve dolayısıyla su ihtiyacını arttırır. Vücuttaki sıvı kaybına bağlı olarak sıvı ve elektrolit dengesinde bozulma gerçekleşir; buna bağlı olarak tansiyon düşüklüğü, baş ağrısı, böbrek hastalıkları, bağırsak problemleri ve halsizlik gibi sağlık sorunları gelişebilmektedir.

Uzun süreli açlık sonrasında bir anda hızlı yemek kusmaya, dehidrasyona ve yetersiz protein tüketimine sebep olabilmektedir. Aynı zamanda uzun süreli açlık sonrası ramazana özel hazırlanan geleneksel tatlıların ve kızartma türü gıdaların tüketilmesi hastalarda sindirim sıkıntısı yaratabilmektedir. Ameliyat sonrası hızlı bir değişim sürecine giren metabolizma henüz düzene girmeden, ramazan boyunca uzun süreli açlığa girmek metabolizma hızında yavaşlayama sebep olabilir; buna bağlı olarak kilo verme hızı duraksayabilir.

Bütün bu sebeplerden obezite cerrahisi sonrası hastaların ilk sene oruç tutması önerilmemektedir. Ameliyatın 2. senesinden itibaren hastalar, doktorlarının uygun görmesi  dahilinde oruç tutmaya başlayabilmektedir. Oluşabilecek sağlık problemlerinin önüne geçebilmek için iftar ve sahur vakitleri çok güzel değerlendirilmeli, tek öğüne sıkıştırılmamalıdır. Tek seferde aşırı yemenin önüne geçebilmek için öğün sayısı mümkün oldukça arttırılmalıdır.

Uzun süren açlık sonrası sindirim sıkıntısı yaşamamak ve daha uzun süreli tokluk sağlamak için kaliteli protein, kompleks karbonhidrat ve yüksek lifli gıdalar tercih edilmelidir. Gerekli enerjinin ve proteinin sağlanabilmesi, kan şekeri dengesinin sağlanabilmesi ve tek seferde aşırı yemenin önüne geçilebilmesi için iftar ve sahur 2’şer 3’er öğüne bölünmelidir.

İftarda yapılacak aralıklı öğünlerde çorba, hurma, zeytin, ızgara / fırın veya haşlama yöntemlerinden biriyle pişirilmiş kırmızı et/ tavuk / balık gibi kaliteli protein grubu, yoğurt, kuru yemiş, ton balığı veya peynirle zenginleştirilmiş salatalar, taze meyve tercih edilebilir.

Sahurda yapılacak aralıklı öğünler için haşlanmış yumurta, az tuzlu peynirler, meyve, kuru yemiş, tam tahıllı ürünler tercih edilebilir.

Bu süreçte oluşabilecek sıvı kaybına bağlı sağlık sorunlarının önüne geçebilmek için su ihtiyacını karşılamanın da önemi büyüktür. Yeme ve içmenin kısıtlı olduğu süre içerisinde sıvıyla katı ayrımına dikkat ederek her fırsatta su tüketilmelidir. Vücuttan %20 oranında sıvı kaybı yaşamsal fonksiyonlar için tehdit oluşturabilmektedir. Ayrıca su ihtiyacının karşılanamadığı durumlarda dehidrasyon, tansiyon düşüklüğü, baş ağrısı, böbrek hastalıkları, bağırsak problemleri ve halsizlik gibi sağlık sorunları gelişebileceği unutulmamalıdır.

Sıvı ve protein ihtiyacını karşılayamayarak bu süreci iyi yönetebileceğinden emin olamayan hastaların oruç tutması önerilmemektedir.

Yorum yap

Biz Sizi Arayalım